30 Mart 2009 Pazartesi

HATAY Seçim Sonuçları






Haber: Murat Altunöz
murataltunoz@hotmail.com

Antakya Merkezini AKP'li Lütfi Savaş Kazandı.

2009 yerel seçimleri, Antakya’da bir sağ, bir sol parti geleneğini bozdu. Antakya tarihinde ilk kez, sağ bir parti iki kez üst üste seçimi kazandı. AKP Adayı Lütfi Savaş, CHP Adayı İris Şentyürk'ü açık ara farkla geçerken, Hatay’ın İskenderun İlçesinde ise 15 yıl aradan sonra CHP belediyeyi kazanırken; ilk kez ÖDP ise Hatay’ın Samandağ ilçesinde CHP’nin kalesini elinden aldı.

29 Mart 2009 seçimleri bazı yerleşim birimlerinde sürprizlerin yaşanmasına da neden oldu.
Kesin olmayan sonuçlara göre; İskenderun’un efsane denilen Belediye Başkanı Mete Aslan, bu seçimi CHP adayı Dr. Yusuf Civelek’e kaptırdı. Antakya Merkeze bağlı Serinyol’un Belediye Başkanı Sabahattin İnal da, koltuğunu DSP adayı Mehmet Oflazoğlu’na kaptırırken,merkeze bağlı Yeşilpınar, Dursunlu ve Harbiye’de CHP’li mevcut Belediye Başkanları Malik Kılıç, Selahattin Altınöz ile Hikmet Karaali seçimin galibi oldu.

"Dursunlu Belediye Başkanı: Selahattin Altınöz"

Hatay’da bir sürpriz de Samandağ’da yaşandı. Samandağ Belediyesini ÖDP adayı Mithat Nehir kazanırken, Merkeze bağlı Odabaşı beldesinde Hasan Tümer, Kuzeytepe Beldesinde Necati Aydın, Turunçlu Beldesinde Ali Zeki Özer, Çekmece beldesinde Cafer Özenir, Yayladağı ilçesinde MHP adayı Mustafa Kemal Dağıstanlı, Payas Belediyesini Bekir Altan kalırken Dörtyol’da seçim yarışına giren DTP Adayı Halis Yurtsever 3 sırada yer aldı.

Hatay’ın İskenderun İlçesine bağlı 13 beldesinde Belediye Başkanlıklarını yedi beldede Cumhuriyet Halk Partisi, üç beldede Ak Parti, bir beldede Anavatan Partisi, bir Demokrat Parti, bir beldede de MHP adayı Belediye Başkanlığını kazandı.

29 Mart yerel seçimlerinde İskenderun’u 15 yıl aradan sonra yeniden kazanan Cumhuriyet Halk Partisi beldelerin de çoğunluğunda başkanlığı aldı. İskenderun’a bağlı Beldelerde resmi olmayan sonuçlara göre belediye başkanlıkları kesinleşen beldeler şöyle:

Karaağaç Beldesinde Necmettin Acar (CHP), Denizciler Esabil Soydan(AKP), Bekbele Bestami Bilgili (AKP),Sarıseki Bülent Özer (ANAP) Karayılan Mehmet Yurtman (MHP), Akçalı Ali Sabahoğlu(CHP),Üçgüllük Bedi Balta(CHP), Gökmeydan Necim Bozkurt (DP), Azganlık Halil Demir(AKP), Gözcüler Necmettin Güler (CHP),Madenli Dr. Asaf Güven (CHP) Nardüzü Mehmet Yolcu (CHP) ve Arsuz Fuat Süme (CHP).Hatay’ın diğer ilçe ve beldelerinde belirlenen belediye başkanları ise şöyle: Altınözü Mehmet Cavid Alkan (AKP), Antakya Lütfü Savaş (AKP) Belen Cemil Yılmazlar (MHP), Dörtyol Fazıl Keskin (MHP), Erzin Kasım Şimşek (AKP), Hassa Mehmet Karataş (MHP), Kırıkhan Murat Sakman (MHP), Kumlu Ali Belkız (CHP), Reyhanlı Hüseyin Şanverdi (AKP) Yayladağı Mustafa Kemal Dağıstanlı (MHP), Payas Bekir Altan (MHP) Yeşilköy Fatma Görgen (AKP), Altınçağ Yaşar Düz, Karakise Yusuf Soylu, Kuzuculu Yaşar Toksoy.

29 Mart 2009

29 Mart 2009 Pazar

Seçimin Galibi: Demokratik Toplum Partisi


Faiz Cebiroğlu

Yerel seçim sonuçları kesinleşmeden ben kesin sonuçları yazıyorum: Seçimleri Demokratik Toplum Partisi kazanmıştır!

Daha önceleri yazdım, tekrarlıyorum: Türkiye’de seçimler, Kürtler / Kürtlerden yana güçler ile AKP arasında yapıldı. Yani DTP ile Kürt ve halk düşmanı AKP arasında yapıldı; emperyalizmin / siyonizmin ve bunun destekçisi olan Türk Silahlı Kuvvetleri ile tarihten silinmek istenen Kürtler arasında yapıldı. Bu şu demek oluyor: Diyarbekir’i kazanan seçimi kazanmış oluyor. Gelen sonuçlar açık: Diyarbekir’i kazandık!.Zaten bizimdi! Bizim kaldı! Bizden kimse de alamaz!... Bu şu demek oluyor: Seçimin galibi: Demokratik Toplum Partisi oluyor.

Seçimin galibi, Demokratik Toplum Partisi’dir!

Seçimi kaybeden AKP’dir!

AKP, Diyarbekir’i kaybetmekle hem genelde seçimi, hem de kendini kaybetmiştir. AKP dönemi bitmek üzere.; AKP dönemi kapanmak üzeredir…

Bu yeni dönemi yaratan Kürtlere selam olsun!

Selam olsun Diyarbekir halkına ve Kürtlerin aydınlık geleceğine!..

Selam olsun onuruna ve geleceğine sahip çıkanlara!..

28 Mart 2009 Cumartesi

ORTAKÇA: OYLARIMIZ DTP’ye!

29 Mart’ta Türkiye’de yerel seçimler yapılacak; ORTAKÇA, oylarımızın Demokratik Toplum Partisine verilmesini savunuyor!

ORTAKÇA
sitesi, halklar düşmanı AKP’ye ağır bir yumruk vurmak için oyların Demokratik Toplum Partisi’ne verilmesini savunuyor.

Bu yerel seçimlerde halk düşmanı AKP gitmez, ama DTP’ye vereceğimiz oylarla AKP ölümcül bir darbe yiyebilir; bu da bu hükümetten kurtulmanın ve bazı can alıcı sorunların çözümü için önemli bir yol açılmış olur.

Türkiye’de çözülmesi gereken ve emek – sermaye çelişkisinden kaynaklanan, onlarca sorun vardır. Bunlar doğrudur. Ama doğru olan bir başka ve önemli nokta var; Türkiye ve Ortdadoğu’da ”kilit sorun” olan Kürt sorunun çözümüdür! Bu sorunun çözümüne dair projeler yaratılmadıkça, diğer sorunların da çözülemeyeceğini artık bilmek gerekiyor.

Evet; bugün Türkiye’nin en acil sorunu Kürt sorunun çözümüdür!

Bugün Türkiye’nin bir başka can alıcı sorunu ”zindanların boşalması” ve Kürt Halk Önderi sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşmasıdır!

Bu öncelikli sorunlar çözülmeden, diğer sorunlar da çözülmez! Bunları artık öğrenmek gerekiyor.

Bu bağlamda;

Yerel seçimler, bu sorunların çözümüne giden yolda bir vesile olabilir. Bu da seçimlerden Demokratik Toplum Partisi’nin güçlenerek çıkmasından geçiyor. Bu açıdan da;

Demokratik Toplum Partisi’ne oylarımızı verelim, diyoruz!

Bu açıdan da; ”Seçimleri Boykot” gibi ”sol pasifist” tutum içine girenleri uyarıyor; Anadolu’nun kaderinde önemli bir mevzi olacak olan bu yerel seçimlerde, hep birlikte;

Demokratik Toplum Partisi’ne oylarımızı verelim, diyoruz!

Onurumuza ve geleceğimize sahip çıkamanın yolu buradan geçiyor.

Onurumuza ve geleceğimize sahip çıkacağız; Demokratik Toplum Partisine oylarımızı vereceğiz!

ORTAKÇA sitesi adına,

Faiz Cebiroğlu

KÜRT Konferansına diyeceklerim




Dr.İsmet Turanlı, Antalya

dr_ismetturanli@mynet.com

Dünya siyasi tarihinden örnekler.

Dünya siyasi tarihinde ve bugün halen problem olan bölgelerin temelde ayni karakteri taşıdığını görürüz.Tıpkı tarlanın tapusunun bir kimseye ait olmasına rağman,bir başkasının o tarlayı kullanması gibi.Bu iki kişi arasında dava senelerce sürer.Dünyanın çeşitli bölgelerinde toprak sahibi bir devletken,orayı kullanan,işgal eden başka bir devlet yahut halk olunca terörizme varan kavgalar müzminleşir.

1.ELSAS : Fransa ile Almanya arasında asırlardanberi kavgaya,harplere sebep olan bir bölgedir.SAAR bölgesi meskunlarının ekseriyatı Alman olduğu için o bölgeninde Almanlara ait olduğunu iddia etmişler ve son ikinci dünya harbinden sonrada bir müddet Fransız işgalinde kalmışsada Referandumla Almanlara verilmiştir.

2. KEŞMİR : İngilizler Hindistandan çekilirken bu bölgede Müslümanlar ekseriyette olmasına rağman Pakistana değilde Hindistan devletine terkemişlerdi.O zamandanberide bu bölge iki devlet arasında kavgaya,teröristik baskınlara sebep olmakta devam etmektedir.Herhalde bir Referandum yapılsa bu problemde çözülür ve siyaset dünyasını devamlı rahatsız eden bir abse olmaktan çıkar.

3. TİROL : Bu bölgede ikinci dünya harbinden sonra İtalya ile Avusturya arasında kavgalara sebep olmuş.Bombalar patlamış,nihayette referandumla bir kısmı İtalyanlara,bir kısmıda Avusturyalılara verilerek problem halolmuştur.

4. TRİYESTE : Hakeza İtalya ile Yogoslavya arasında anlaşmazlıklara sebep olmuş,Bonbalar patlamış,neticede şehrin merkezi İtalyanlara,,çevresi ise Yogoslavlara verilmişti.

5. HATAY :
Türkiye ve Suriye arasında problem olmuşsada ,neticede Türkiyeye katılmıştır.

6. MUSUL : Lozanda anlaşmaya varılamamış.Osmanlı Meclsi Mebusanın,sonrada BMM hükumetinin teyit ettiği MİSAKI MİLLİ hudutları içinde algılandığı için Atatürk,BMM ninde baskısı ile Musul’u İngilizlere bırakmak istememiş ,Cemiyeti Akvam’a yani o zamanki Birleşmiş Milletlere götürmüş,fakat İngilizler o zamanlar dünya siyasetini belirleyene kimseler olduğu için,Ordumuzunda zayıf olduğunu düşünülerek Iraka terkedilmişti.

7. KIBRIS: Lozanda İngilizlere terkedilen Kıbrıs adasında ekseriyetle Rumlar mukimdi.Osmanlılar zamanında yerleştirilmiş olan Türkler ekalliyette idi.Vaktaki Rumlar adayı İngiliz işgalinden kurtarıp,özgürlüğünü isteyince Türklerle,Rumlar arasında kavga başladı.Ve bu kavga silahsızda olsa devam etmektedir.Rumlar ,Türkiye de Tayyip Erdoğanın dediği gibi ,TEK DEVLET,TEK MİLLET diyorlar.Türkleri ekalliyet olarak kabul ediyorlar.

KIBRIS’ın durumu ile KÜRDİSTAN’ın durumunda ben bir benzerlik görüyorum.Nedense Kürt politikacılar tarafından bu durum pek dile getirilmiyor.

Türkiye Kürtleri ana unsur saymadan,TEK DEVLET,TEK MİLLET,TEK DİL diyorsa ayni iddiayı sürdüren Kıbrislı Rumların Adada tek devlet,tek millet tezini kabul etmeleri gerekir.Ayni tez Türkiye de başka,Kıbrısta başka kabul edilemez.Türkiyenin ya Kıbrista Türklerin ekalliyetini kabul etmesi,resmi devletin Rum devleti olmasını kabul etmesi lazımdır.Yok Kıbrısta Türklerin ikinci bir devleti,milleti olduğunu iddia ederse o zaman Türkiyedede Türklerin ve Kürtlerin milletlerini kabul etmesi gerekir.Demek istiyorum ki Türkiye bu ikileme son vermeli,YA KIBRISTAKİ Statütüyü kabul edecek,YAHUTTA Türkiyede sırar ettiği statütüyü Kıbrısta kabul edecek.

Başa dönecek olursak .Nasıl Kıbrısta bir bölgede Türkler yoğun yaşıyor ve o kara parçası Türklerindir diyorsak.Türkiyedede Kürdistanda Kürtler yoğun yaşıyor ve o bölge binlerce senedenberi Kürtlerin mukim olduğu bir kara parçasıdır.

Türkler politik etik olarak Türkiyede Kürtlere tanımadıkları hakkı Kıbrısta Türkler için isteyemezler.Oda politik etiğe sığmaz.

Gerek Kıbrısta ve gerekse tek devlet,birlikte yaşam isteniyorsa ,Referandumla bu duruma halkın karar vermesi gerekir.Benim intibam Kıbrıstaki halklarda ,Türkiyedeki halklarda bölünmek istemiyorlar. O zaman birlikte yaşamın etik kurallarını siyasetin tesbit etmesi lazım.Kimsenin kimseye lütufta bulunmasına lüzum yok.Yeterki her iki halkta eşit haklara kavuşsun.Kimse kendini diğerinden üstün zannetmesin ve ekseriyet ekalliyeti küçümsemesin.Çünkü Aklın yolu birdir.

Kürt Konferansına Tavsiyelerim.

1. Hudutları hesaba katmadan sanki dört devlet (Türkiye,İran,İrak,Suriye) içinde yaşayan Kürtler ,İSVİÇRE misali Kantonlarmış gibi MÜŞTERİKİYAT prensibine hizmetle,siyasi ve askeri mevzular hariç,çalışmaları gerçekleştirecek institutionları kurmalı ve bunlar ilerisi için YOL HARİTASINI çizmelidir.

2. PETROL ve SU : Bu mevzu Kürdistanın zenginliğini temin ettiği için 4 devlet içinde müşterek bir Petrol politikası ve ticaretini tesbit etmelidir.Ayni tarzda Fırat ve Diclenin Su zenginliğinide Kürdistana uygun bir su politikası tesbit edilmelidir.

3. Kürdistanın inşası ve ticaretinin gelişmesi için Erbil merkez seçilirken,Kültür ve Edebiyatının,Kürt dilinin gelişmesi için Amed(Diyarbakır) merkez addedilmelidir.

4. Sağlık ve sosyal hizmetlerdede müşterikiyat prensibinden hareketle,Çocuk ve ana ölümlerinin önüne geçilmesi için müşterek atılımlar yapılması planlanlamalıdır.
Bu konferansın gayesi sadece PKK nın silah bırakması gibi kısa vadeli değilde bence ilerisinin planlaması gerekir.Kürt sorunu PKK ile özdeşlenmemelidir.PKK vazgeçsede Sorun bitmez.Sorunun bitmesi Kürtlerinde dünya sathında haysiyetine kavuşması için yukarda bahsettiğim planın gerçekleşmesi gerekir.

BERMUDA İngilizlerin müstemlekesi bir adacıktı.Burada zenciler ve az sayıdada beyazlar (yerli olmayan) yaşıyordu.Jamaikalı bir sportmen doktor (zenci),buraya geliyor.Çok tanınmış bir atlet.Önce spor klübü,sonra senika ve nihayet parti kurarak o zencilere oy hakkı tanıtıyor.Yoksul zencilere eşit haklar tanıtıyor ve bugün o yerlilerde zengin ,eşit ve müreffeh yaşıyorlar.

Birde Singapur misali çok enteresandır.Oranın sosyal demokrat fakat oldukçada diktatör bir başbakanı ora halkını sefaletten kurtarıyor.O şehir-devleti bugün 250 milyarlık ticari kapasiyete kavuşuyor.Çalışan,eşit insanlarla.ki çok çeşitli etniğe sahip ,kozmopolit bir halkı vardır.
Yukardaki misallerde gösteriyor ki Kürtlerde Kürdistanda doğal zenginlikleri ile birlikte,eşit olarak çalışırlarsa kısa zamanda ezilen bir millet olmaktan kurtulurlar.

Silahla değil akılla ,çalışmakla tekamül,ve özgürlük mümkündür.diye düşünüyorum.

23 Mart 2009 Pazartesi

MUM YAKTIK IŞIK OLDUK KARANLIK YILLARDA





Haci Cirik (Fezali)

Karanlık yıllarda ışık ararken
Mum yaktık söz oldu dinle bahtıyar
Bin yıl eveli ilm irfan ararken
Saz çaldık söz oldu dinle bahtiyar

Emevi abbasi vurdu inletti
Kılıç kama ile cihatı etti
İnsanlık alemi ezildi bitti
Cem tuttuk söz oldu dinle bahtiyar

Selçuklu osmanlı yarı imanlı
Yıllar yılı elleri oldu kanlı
Yolu yönü arap halife donlu
Dik durduk söz oldu dinle bahtıyar

Millet ırk insana koydular isim
Hanadan yerine kapital kesim
Varıdım o günde duymazlar sesim
O olduk söz oldu dinle bahtiyar

Sınırlı takımlı bölündü dünya
İlmin yolunda olan gitti aya
Rüyalar görürken cennetten yana
Baş koyduk söz oldu dinle bahtiyar

Halife molla hoca kadı kanun
Hak kelamı söde özleri melun
Bu çark yıllar bela başına kulun
Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar

Ülkeler kuruldu yöneten oldu
İnsanlık aynada kendini gördü
Bilinen dinciye bu dünya dardı
Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar


Yaratan adına verildi ferman
Yakıldık kesildik insaf el aman
Maraşta çorumda sivasta duman
Gör dedik söz oldu dinle bahtiyar

Emperyalist paylaşım yapar pilan
Söyledik ezilen topluma uyan
Sistemi içinde halkları soyan
Sor dedik söz oldu dinle bahtiyar

Atmışlı yıllarda direndik ayık
Sırtımız söküldü kesildi bıyık
İskence zindanlar kazıldı oyuk
Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar

Tam bagımsız bir türkiye adına
Semeri vurdu demirel kır atına
Keyfi kıyıldı yiğitler canına
Of dedik söz oldu dinle bahtiyar

Kapalı ikili kararlar alındı
Hükümler verildi ipe salındı
Dogru gerçek daha sonra görüldü
Vah dedik söz oldu dinle bahtiyar

Göbekten bağımlı agabey devleti
Diyarı gurbete attı milleti
Görmedik gerici olan zihneti
Uy dedik söz oldu dinle bahtiyar

Topragı olmayan vatana aşık
Karnı aç evinde bulunmaz ışık
Ülkemde evimde kabedir eşik
Bu dedik söz oldu dinle bahtiyar

Eğitim öğretim görmeyen bizler
Kimin adına öldük içim sızlar
Bir gün elbet çözülür erir buzlar
Şu dedik söz oldu dinle bahtiyar

Altmış yıl da sağ zihniyet adına
Süs oldu emek beyler yatına
Saygı olmaz daha ana kadına
Ver dedik söz oldu dinle bahtiyar

Kurandı imandı baglanır başım
Cahil koyarlar boşa geçer yaşım
Sıkıntı töbekar söküldü dişim
Zor dedik söz oldu dinle bahtiyar

Fezali insandır sorarsan eger
Tanışıp anlamak muhabbet deger
Dünyanın merkezi insanmış meger
Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar

22 Mart 2009 Pazar

DAR SOKAK DERGİSİ MART SAYISI ÇIKTI


DAR SOKAK Aylık Edebiyat Dergisi Yıl: 2 Sayı 8 (Mart) 2009

ÖYKÜLERİYLE:

KOKULAR / Remzi Karabulut
Bir Kıyı Kasabası / Ferit Sürmeli
ANLATI:

Hurdacı / Muhsin Boz

Deneme:

Sıradan Çelişkiler / Sertaç Kesici

Kampüs ve şiir / Yunus Yunusoğlu

Birgün Olmayacak / Günay Dağlı
ŞİİRLERİYLE:
Yaser Bereketoğlu / İKİ’LER
İ.Deniz Aslan / Gün içimde
Sabri Kuşkonmaz / Özkardeşim Hrant Üveyim Ben Manzumesi

Yavuz Yavuzer / Pavlonya Sokağı

Mehmet Ercan / Vasiyet

Macid Ebu Goş / Muhammed al-Astal
Murathan Çarboğa / Veda Kopsun

Yunus Yunusoğlu / Göz(ün) Görünmeyince Gözümde

Tan Doğan / Kırgın
Serpil Tuncer / Düşmek ve Ölmek
SÖYLEŞİ:
Roni Margulies ( Ülkemizdeki şairler geçmişle hesaplaşmalıdır ) / Murat Altunöz

------------------------------------------

ADRES: PK 16 Antakya-HATAY

Türkiye Editör: Murat Altunöz / murataltunoz@hotmail.com
Avrupa Editör: Faiz Cebiroğlu / faizce@hotmail.com

Yayın Kurulu: Özcan Özgün, Faiz Cebiroğlu, Ali Özhan Ögün

Web sitesi: http://www.darsokak.blogspot.com

احتباس - MAHKÛMİYET!




ماجد ابوغوش
البحر
أظن أنه أوسع
وأشد زرقة

الشمس
اظن انها أجمل
وأكثر دفئا

الطرقاتأظن انها أطول
وأكثر انسيابا

االعشق
أظن انه مؤلم
واكثر من الفراشات
احتراقا

الشعرمثل عينيك
ليل وسحر
والموت اشتياقا

الصبحملل الليل
من قمر
أطال البكاء والشكوى
وغناء السكارى

الكونحيث تكونين
جاهزة للقطاف
وحيث اكون

رام الله المحتلة 16/11/06

MAHKÛMİYET!
Macid Ebu Goş / Ramallah

DenizO daha geniş
Daha mavi
Olduğunu zannediyorum!

GüneşO daha güzel
Daha sıcak
Olduğunu zannediyorum!

YollarOnlar daha uzun
Daha eşit
Olduğunu zannediyorum!

AşkO daha acı
Kelebeklerden daha yakıcı
Olduğunu zannediyorum!

ŞiirO gözlerin gibi
Geceleri büyüleyici
Ve özlemle ölmektir!

SabahAylı gecenin
Uzayan ağlamalar ve şikayetler
Ve sarhoş şarkılarından bıkışıdır!

KâinatKoparılmaya hazır olduğun
Ve benim de durduğum yerdir!
------------------

Çeviri: Faiz Cebiroğlu