SON YAZILAR…

1 Ağustos 2011 Pazartesi

TEK TARAFLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ...


Dr.İsmet Turanlı
dr_ismetturanli@mynet.com

TEK TARAFLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HAVANDA SU DÖĞMEYE MAHKUM !!!


Kürt sorununda fikir beyanında bulunanları aydınlar ve kendini aydın sananlar olarak kategorize etmek mümkün. Kendini aydın sananlar tek yanlı düşünmek zorunluğunda oldukları için problemi objektif (nesnel,- Almancası SACHLİCH ) analize etmekten mahrumdurlar.

Bir probleme yepyeni, hiç düşünülmemiş çözüm önerisi teklif ettiğinizde , kendini akıllı zanneden, tek taraflı düşünen yarı aydınlar refleksif menfi reaksiyon gösterirler. Yapılan önerinin içeriğini dahi bilmeden size OLMAZ ,öyle şey OLMAZ diye cevap verirler. Bu ister siyasi ,hatta ilmi bir mevzuu olsa bile. Aklı başında, nötr düşünme yeteneği olanlar ise meselenin aydınlanması için size sualler tevcih ederler.

Hani körlere fili tarif edin dediklerinde alınan cevaplar gibi KÜRT sorununda da, şu son olan hadiselerin analizindede hep afaki , tek taraflı, saçma sapan fikirler seredilmektedir. Zıt tarafların fikirlerini duyduktan sonra , ortaya temcit pilavı gibi laflar yerine yeni, pragmatik öneriler tavsiye edemiyorsanız susmayı tercih etmeniz gerekir. Önerileriniz havanda su döğmeye mahkum olur. ‘’ Sözünüzden ibret alınamıyorsa, SÜKÜT eyleyin sizi bir insan sansınlar ‘’ ata sözünü unutmayın.

Başbakan diyor ki: Türkiye de KÜRT SORUNU yoktur. PKK sorunu vardır, Kürt vatandaşlarımın sorunları vardır. Çünkü eskide Kürt sorunu hakkında hiç konuşulamazken şimdi bir çok problemi hallettik. TRT 6 24 saat yayına aldık, hapishanelerde anneler evlatları ile Kürtçe konuşabiliyorlar. Bazı Universitelerde Kürtçe ( daha doğrusu yabancı diller de) enstitüler açıldı, Kürtçe yazılı basın serbest, Kürt kökenli bir siyasi cumhurbaşkanı dahi seçilmiştir. Kürt kökenli 70 milletvekilim var. Peki o bölgede adayların Türk kökenli olsaydı AK partisi oyunu muhafaza edebilirmi idi? Daha doğrusu o bölgede hangi partiden olursa olsun adayların Kürt kökenli olanları seçilmiştir. Demekki Kürt halkı Kürt adaylarını seçmiştir. Aldığınız oylar Kürtlere verilen oylardır. O bölgede Kürtr halkı % 100 Kürt adaylarını, temsilcilerini seçmiştir. Ak partiyi değil. Bana kalırsa PKK sorunu yok. Kürt sorunu vardır. Özerklik tanınırsa PKK ya lüzum kalmaz. TSK nın PKK ya karşı silahlı mücadelesine lüzum kalmaz. Emekli generallerin teorik PKK yı yok etme planları 30 senedir denendi ve TSK nın PKK yı yok etme şansı yoktur. Her yok edilen PKK lı gencin en azından 5-10 kardeşi , akrabası dağa çıkmağa motive edilmektedir. PKK nında TSK yı yenmek gibi bir iddiası yok. Onlara göre bu bir özerklik mücadelesidir. Kendilerini terörist olarak görmüyorlar. Birer istiklal fedaisi kabul ediyorlar.

Assimilasyona son verdik denliyor. Kürtlerin % 50 si Kürtçe bilmiyor. Milli eğitimin mefruadatında , hiç bir tarih, edebiyat kitabında tek kelime KÜRT kelimesi geçmiyor. Kürtçe eğitim olmadığı müddetçe, bu assimilasyon politikası devam ediyor demektir. Kendi kendinizi, taraftarlarınızıda kandırmayın.Müzik derslerinde Kürtçe türkü öğretiliyor mu?. Daha dün Kürt muzik sanatkarı Aynur hanım, tıpkı türkücü Ahmet KAYA gibi yuhalanmadı mı? Şıvan’a başbakan dön çağrısı yapıyor. Aynur’a yapılanı duyunca Şıvan dönmeğe cesaret edebilir mi? Bugün Avrupa da bir milyon Kürt var. Onlarda köylerine dönebilmenin rüyasını yaşıyor.

Kürt gençleri Türkçe öğrenmeseler, sadece Kürtçe öğrenseler Türkiye de iş bulabilirler mi?? Asıl Kürtçe bilmeyen Türk doktorları Kürdistan da Kürtçe konuşan hastaları ile anlaşamıyor. Kürt gençleri Türkçede öğrenebilirler ,fakat onların evvel emirde Kürtçe öğrenmeleri gerekir ki Kürdistanda çalışabilsinler. İlmi çalışmalar göstermiştir ki lisan daha ana okulunda iken öğrenilir. Iraktaki Kürdistana giden Türk iş adamları, doktorlar önce Kürtçe öğrenmek ihtiyacını duyuyrlar.

Kürtler demokratik özerklik isteyince ilerde bölünmek isteyeceklerdir paranoyası hakim siyasilerde, bilhassa şovenistlerde.. Bu bir niyet okumadır. Yapılan anketler göstermiştirki Kürt halkının % 85 bölünmek istemiyor. Halbuki Türklerin % 70 i Kürtlerle birlikte yaşamak istemiyorlar. Kürtler neden bölünmek istemiyorlar?

1. 3,5 milyon Kürt Türklerle evli.

2. Batıda göç etmiş 10 milyondan fazla Kürt kökenli vatandaş yaşıyor. Bunlar Türklerin Almanyada yerleştiği gibi batıda yerleşmişler, iş güç sahibi olmuşlar. Yerleşkeleri batıdadır ve geri dönemezler. Kürtler İastANBULDA, Antalyada, İzmirde yaşamak imkanını kaybetmek istemezler.

3. 4 binden fazla köy yıkılmış. Batıya göç etmiş olanlar nereye dönsünler ki?

PKK da eski iddiasından vazgeçtiğini, realist olmayan komunist bir Kürt devleti kurma fikrinden vazgeçtiğini deklare ettiğine göre Türkiyenin bölünme tehlikesi yoktur. Böyle bir tehlikeyi öne sürüp hala Kürt sorununu çözmekten imtina edip Mehmetçiklerin yaşamlarını yitirmelerine müsamaha edilmesi kriminel bir politikadır. Yazıktır, günahtır. Günün birinde Ergenokoncular gibi gelmiş geçmiş yöneticilerin hukuken sorumlu tutulucaklarını düşünmeleri ni tavsiye ederim. Ağlayan analara hesap vermek mecburiyetinde kalabilirler.

Maalesef son günlerde kendini akıllı zannedenler Ordunun gerekli modernizasyonu yapmadığı, gerillaya karşı uygun askeri timlerin savaşa sokulmadığı, hatta CHP sözcüsü Prof. Ordunun kağıt parçası olduğunu iddia etmektedirler. 30 senedenberi ordunun başarı sağlayamaması ve gelecektede sağlayamayacağının sebebi, her yok edilen PKK lının en azından 5 kardeşi , akrabası olmasından ve motivasyonlarınında özgürlük savaşı olmasındandır. Bu ciddi hakikatı görmezden gelirseniz ve daha, daha kuvvetli silahlarla imha çabalarına girirşirseniz neticede bugün ki gibi sukutu hayale uğrarsınız.

Çözüm için evvela Kürtlerin, Türklerin ( Hükumetlerin),ve Muhalefetin istediği müşterek bir nokta yı kabullenmek gerekir. UNİTER DEVLETİN MUHAFAZASI. Bu temel isteğe karşı çıkan yok. Fakat üç tarafta karşıdakini SAMİMİ bulmuyor. Bense üçününde bu hususta samimi oldukları kanaatındeyim. Ohalde olmayan nedir. Olmayan karşılıklı GÜVEN noksanlığı. Bu sorunun halli için samimiyete inanmak ve karşılıklı GÜVEN tazelemektir. Üç tarafta Türkiyenin iyiliğini istemektedir, ölen gençler, ister Mehmetçik, ister PKK bizim çocuklarımızdır. Kimse kimsenin düşmanı değildir. Birbirini düşman görmeyincede kimse kimseye silah sıkamaz. Düşmanca davranamaz. Kürtlerin yoğun yaşadıkları Fırat’ın ötesindeki Kürdistan bölgesine DEMOKRATİK ÖZERKLİK’in tanınması yle bir taşla üç kuş vurulmuş olur.

1. Küertçe eğitimi o bölge sağlar.

2. Af kanununa lüzum kalmaz, çünkü dağdakiler o bölgeye , yani köylerine, analarının yanına döner. Silahınıda Iraka bırakır. PKK sorunu kalmaz.

3. Batıya yahut Avrupaya göçmüç Kürt sermayesi, akadmisyeni anavatanına döner ve orası teşvik falan uygulamasına hacet kalmadan ekonomik kalkınmayı gertçekleştirir.

4. Türkiyenin bir çok zenginlikleri o bölgededir. Petrol oradadır ( Batman, ve Adıyaman ), GAP oradadır, Ova sulanınca Hollandanın kaç misli zirai alan kazanılır, Turizm, gelişebilir.

5. Mezepotamya tahıl ambarıdır. Hayvancılık o bölgenin arkaik meşgalesidir.

6. Suriye, Irak, İran, Azerbaycan hudutlarının açılması ile o bölgenin ticari potansialı tavana vurur.

Kürt sorunun çözülmesi için Bask, Ira gibi modeller düşünülmemelidür. Çünkü onlarda değişik sebepler vardır, Silah vardır. Kürt sorununa hiç benzemezler. Kürtlerle, Türkler bin senedenberi birlikte yaşamıştır.. Şimdi daha bin sene birlikte yaşamaları için tek, kolay, masrafsız, silahsız çözüm Kürtlere güven duyup DEMOKRATİK ÖZERKLİK teklifini yani yerel idarelerin sorumluluğunu Kürtlere bırakmakla mümkündür. TIPKI Almanya da kiİ Baverya devleti MODELİ’yle. Baverya devleti Almanyadan ayrılamaz. Anayasalarıda moıdern demokratik, sosyal ve hukukidir. Baveryalılar Bismark’ın gümrük birliğindenberi Almanyadan ayrılmadığı gibi, ne İsviçre’nin kuzeyindeki Almanca konuşan bölgesi ile, nede doğusundaki Avusturya ile birleşmek istemiştir. Kürtlerin ne Barzani ile, ne Suriyedeki, nede İrandaki kürtlerle birleşme şansı olabilir. Bu gerçeği hem Öcalan, hemde Barzani itiraf ertmiştir. Türkiye AB uyum planlarını, Kopenhag kriterlerini kabullenmekle Baverya modelini ithal etmiş olur.

Demekki yapılacak şey tek maddeli DEMOKRATİK ÖZERKLİK kanununu meclisten geçirmek ve ora halkını kendi sorumluluğuna terk etmektir, Türkiye devletinin Uniter yapısı içinde. Bunu BDP , yahut Öcalan istediği için değil, 25 milyon kimliğine bilinçlenmiş KÜRT halkı istediği için yapmak gerekir. LEİPZİG’te 70 bin vatandaşı yürüyünce OST –Almanya yıkıldı. Haburda 750 bin Kürt evlatlarının dönüşünü beklerken, şovenistlerin alçakca ,o insanların sevinçlerini kursaklarında bırakmış, HABUR barışı olayını felakete döndürmüşlerdir.

Kurdistanda, yahut Mezepotamya da CHP nin ve MHP nin mevcut olmaması karşılıklı antipatiden kaynaklandığına göre onların ora hakkında söyleyecekleri bir sözleri olamaz. Elbette o bölgede BDP olduğu gibi Baverya’da CDU nun kardeş partisi CSU gibi,

AK Partininde kardeş AK parti teşkilatı ödevine devam eder.



KÖLN, 17.07.11

Hiç yorum yok: