13 Kasım 2014 Perşembe

Doğa ve insan katliamı...





Faiz Cebiroğlu

Türkiye'de, ”kâr, kâr ille de kâr” sözkonusu olunca, yalnızca insani katliamdan değil, doğasal katliamdan da söz etmek gerekiyor. Manisa'da, Soma'nın Yırca Köyü'ünde, termik santralı için 6 bin zeytin ağacının kesilmesi, artı-emek susamışlığın bir ürünüdür. Kapitalist sistem, kapitalist sistemin özel mülk temsilcileri, ”kâr” için, yapamacakları cinnetlik yoktur. Soma'nın Yırca Köyü'nde ve Türkiye'nin diğer bölgelerinde yapılan doğasal katliam, böylesi bir mantığın sonucudur.

Sömürücü kapitalist sistemin çılgın yöneticileri, ”termik santralı”, ”HES” v.b isim altında, artı-emek susuzluğunu gidermek için, Türkiye'nin her bölgesinde doğasal katliamlar yapmışlardır. Zeytin ağaçları, ormanlar, dereler, vadiler...”kâr, kâr ille de kâr” mantığı ile hep yok edilmiştir. Türkiye'de kapitalist sistem budur: Katliamdır. Doğasal katliamdır. Bu, bir.

İki: Termik santralları, HES gibi projelerde kurban edilen yalnızca doğa değil, aynı zamanda insandır. Kurulan santraller, HES gibi projeler... insan sağlığını tehdit ettiğini, değişik hastalıklar yanında, kanser gibi vakalara yol açtığını bilmekteyiz.

Kapitalizm budur: Çılgınlıktır. Kapitalizm, hem doğa, hem de insan katliamıdir. Bu çılgınlığa bu vurdum duymaza, direnenler vardır. Olacaktır

Manisa'da, Soma'nın Yırca Köylüleri direndi, 6 bin zeytin ağacını verdiler ama ”termik santralın” kurulmasını önlediler. Sevinçtir.

Kapitalist sistem altında hep direnenler kazanır. Kazanıyor. Türkiye'de, Yırca Köylüleri kazandı. Onlardan önce, termik santralleri, HES gibi projelere isyan eden kütleler kazanmıştı. Örnek mi, iki tane vereyim:

1- Karadeniz'de, Rize, İkizdere, Şimşir Köy'ünde, HES inşaatları yapılmak istenmiş, kütlesel protestolar yüzünden bu doğasal katliam önlenmiştir.

2- Dersim'de, Munzur Vadisi üzerinde, ”Bozkaya Hidro Elektrik Santralı” yapılmak istendi, yine, büyük direniş sonucunda, bu projeden vaz geçildi.

Evet...Kapitalizm, artı-emek susuzluğudur. Türkiye'de kapitalizm, artı-emek susamışlığı için yapamacağı cinnetlik yoktur. Bunu durdurmanın yolu, direniştir.

Direnenler kazanır. Kazanıyor. Türkiye'de direnmeyen, zeytin ağacından daha beter ”kurban” olur. Kurban olan yalnız zeytin, doğa değil, tüm insandır. Bunu notsal olarak yazmak istedim.

Türkiye'de doğa ve insan katliamı budur.

Şu an, Türkiye'yi yönetenler, soluduğumuz havayı bile, kendi öz-mülkleri olarak görüyor, bizleri vuruyor. Bizleri ve doğamızı katlediyor.

Türkiye'de kapitalizm; artı-emek susuzluğunu gidermek için, tüm doğa ve insan yasalarını ayaklar altına alan bir sistem demektir. Katliamdır.

Sömürücü sistem; ”gölgesinden yararlanmadığı ağacı ve herşeyi kesmek” demektir.

Kapitalizm budur: Doğa ve insan katliamıdır.

Kapitalizmde, doğa ve insan mı, hep direnmektir!


Hiç yorum yok: